BULGARİSTAN SOFYA'DA GEZİLECEK YERLER...



Bulgaristan; yabancı turistlerin akın ettiği önemli destinasyonların olduğu bir bölge haline geliyor. Yaz aylarında farklı kültürel geziler yapılırken, Kış aylarında ise iki kayak merkezi ile turistlerin gözdesi oluyor. Bulgaristan’da şehirlerin birbirine uzaklığı 2 saat içinde ulaşılabiliyor. Bulgaristan’ın Başkenti Sofya ilk önce görülmesi gereken şehri olarak ön plana çıkıyor. 

Yürüyerek Sofya’da kültür turu yapabilirsiniz. Bulgaristan’ın başkenti Sofya, Vitosha Dağı’nın eteklerinde konumlanıp, her tarafı dağlarla çevrili geniş Sofya Vadisi’nde bulunmaktadır. Sofya, köklü tarihi ve sahip olduğu tarihi mirası korumaya özen gösteren şehirlerden biri olmuş. Sofya, Bulgaristan ekonomisinin kalbi ve finans merkezidir. Bulgarca konuşulan Kent, Tarih ve Kültür, Lezzetler, Mekânlar, Zarafeti ve İhtişamı içerisinde barındırıyor. Tarihine ve geleneklerine oldukça düşkün olan Bulgar halkı, gezi noktalarının özenle korunmasına dikkat ettiği gibi geleneklerini de gelen ziyaretçilere en iyi şekilde tanıtmayı amaçlıyor. 

IHLAMUR KOKAN ŞEHİR SERDİKA (SOFYA)

Bulgaristan’ın Başkenti Sofya

Bulgaristan’ın başkenti Sofya, bize beklediğimizden çok daha güzel bir hafta yaşattı. Bulgaristan gezilecek yerler planı çıkartırken, öncelikle Ihlamur Kokan Şehir Sofya… Metro inşası sırasında yapılan kazı çalışmalarında, Sofya şehrinin adının Serdika olduğuna dair yaklaşık 2000 yıl öncesine ait Roma kalıntılarından bir define ortaya çıkmıştır. Ayrıca şehirden uzaklaşma imkânı sunan güzel, büyük bahçe ve parklar bulunmaktadır. 

Sofya’nın merkezinde yer alan Banyabaşı Camii (Kadı Seyfullah Efendi Camii), Merkez Kapalı Pazarı, Başkanlık Binası, Parlemento Binası, Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu gibi simge olmuş mekânları ziyaret edebilirsiniz. Sofya, şehir merkezini çevreleyen büyük parklarıyla da dikkat çekiyor. Sokakları ıhlamur kokan şehir desek yeridir. Gençler o parklarda o kadar özgürler ki görmelisiniz. Sofya’da gezilecek yerlerin tamamına yürüyerek ulaşabilirsiniz. Yaya kaldırımına geldiğinizde bir adım atmanız yeterli araçların hepsi size yol veriyor, bekliyor, siz geçtikten sonra da devam ediyor. 

VİTOŞHA CADDESİ

Vitoşha caddesi Sofya’nın İstiklal Caddesi diye düşünebilirsiniz; Cafeler, Barlar, Hediyelik Eşyacılar, Mağazalar ve daha pek çok seçenek var.  Caddenin Vitoşha dağına bakan bitiminde büyük bir bahçe sizi bekliyor, bahçenin sonunda ise Ulusal Kültür Sarayı (National Palace of Culture) bulunuyor. Yeraltı çarşısından çıktığınızda Serdika Antik Kenti’ne bakıp, hemen karşınızda ise Banyabaşı Camii geliyor. Banyabaşı Camii şehrin tam merkezinde yer alıyor. Mimar Sinan’ın eserlerinden biri olma özelliği taşıyan cami merkezi konumu ile dikkat çekiyor. Vitoşa Bulvarı; Pek çok ünlü Batılı markanın mağazaları ile zengin menülü kafe ve restoranlarla dolu olan Vitoşa Bulvarı Sofya’nın ana alışveriş bölgesi konumunda. Patrik Eftemii Bulvarı’ndan, Hilton Oteli’ne kadar uzanan bulvarda ayrıca mimari açıdan oldukça güzel olan ve ziyaret edebileceğiniz Sofya Adalet Sarayı, Sveta Nedelya Ortodoks Kilisesi, Ulusal Kültür Sarayı gibi binalar bulunuyor. Sofya’ya ulaşımda ilk tercih sınırları içerisinde yer alan Sofya Havalimanı oluyor. Birçok ülkeden direk ve aktarmalı uçuşların yer aldığı havalimanı, merkezden sadece 8 kilometre uzaklıkta olduğu için yaklaşık 15 dakikalık bir süre içerisinde şehrin merkezine ulaşabiliyorsunuz. İstanbul ile Sofya arasında saat farkı bulunmamaktadır.

MERKEZ KAPALI PAZARI 

Sofya Merkez Kapalı Pazarı, Sofya’nın merkezinde Maria Louise Bulvarı üzerinde yer alır. Halite veya Tsentralni Hali olarak da bilinir. 1911 yılında açılan Pazar, günümüzde şehrin en çok ziyaret edilen alışveriş noktalarından biridir. En ayırt edici unsurlardan biri, pazarın üzerinde yer alan ünlü, küçük saat kulesidir. Pazarın giriş katında ekmek ve hamur işleri, zeytin, kuruyemiş, tatlılar, gül yağı ürünleri ve hediyelik ürünler gibi gıda malzemeleri satan tezgâhlar yer almaktadır. Üst katta ise, kıyafet, aksesuar ve mücevherat mağazalarını bulabilirsiniz. 

KADI SEYFULLAH EFENDİ CAMİİ (BANYABAŞI CAMİİ)

Sofya kent merkezindeki popüler Osmanlı yapılarından biri olan Banyabaşı Camii 1576 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Günümüzde Sofya’da ibadete açık tutulan tek Müslümanların İbadethanesi olarak bulunuyor. Banyabaşı Camii, Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde "Sofya'da en güzel minaresi olan cami" diye geçiyor.

SERDİKA (SOFYA’NIN ESKİ ADI) KALINTILARI

Aziz Sofya’nın baktığı yöne baktığınızda yol seviyesini altında antik kalıntılar ve bir de kilise göreceksiniz. Burası Serdika şehrinin kalıntıları. Kilisenin adı da Aziz Petka Kilisesi, minicik bir kilise. Metro kazıları sırasında şehrin altında başka bir şehir daha olduğu ortaya çıkmış ve şehrin merkezindeki meydanı kazılarla bir açık hava müzesine dönüştürmüşler. Ayrıca metro duraklarına doğru açılan tüneller de bu müzenin parçası olmuş.

ULUSAL TARİH MÜZESİ

Balkanların en büyük tarih müzesi olan Ulusal Tarih Müzesi 650 binden fazla belgeye ev sahipliği yapan, etkileyici koleksiyon ve sergileriyle Sofya’daki en önemli kültür duraklarından biridir. Eski evlerdeki kültür değişkenleri, geleneksel kostümler ve tarih boyunca moda, geleneksel motifli nakışlar, Bulgar sinemasında kullanılan özgün kostüm, silah, eşya ve dekorlar; eski dünyanın izleri gibi birçok ilgi çekici bölümden oluşmaktadır.

AYASOFYA HEYKELİ (ESKİDEN LENİN HEYKELİ)

Sofya’nın sembolü olan Şehir merkezinde bulunan Saint Sofia (Ayasofya) Heykeli bronz ve altından yapılmış.(yapım yılı: 2000) Eskiden yerinde Lenin Heykeli yer almaktaymış.

IVAN VAZOV ULUSAL TİYATROSU / MİLLİ TİYATRO

Sofya’daki en önemli simge yapılardan biridir. Şehrin en eski parkı olan City Garden’da bulunan bu harika tiyatro binası, ülkenin en eski ve büyük tiyatro binasıdır. Viyanalı mimarlar tarafından Alman mimari tarzına göre yapılan bina, 1907 yılında kullanıma açılmış. Ülkenin en ünlü tiyatrocuları halen burada sanatlarını sergilemekteler. Tam donanımlı 750 kişilik ana sahnesi, 120 kişilik daha küçük bir sahnesi ve dördüncü katta 70 kişilik ek bir sahnesi vardır. Tiyatroda ülkenin en eski iyi oyuncuları ve sahne yönetmenleri görev alır ve bunların çoğu ünlüdür. İlk olarak “Gözyaşı ve Kahkaha” (Salza i Smiah) Tiyatrosu oyuncuları tarafından 1904 yılında kurulan tiyatro, ilk başta Ulusal Tiyatro olarak adlandırılmıştır. Çok geçmeden tiyatroya ünlü Bulgar Yazar Ivan Vazov’un adı verilmiştir.

BANYABAŞI HAMAMI

İkinci dünya savaşında zarar görse de bugün çeşmeleri ve havuzuyla dikkat çeken bir hamam. Şifalı suları var. Ancak şu an Sofya Müzesi olarak kullanılıyor. 20. Yüzyılın başında Bizans geleneklerine göre yapıldı fakat Bulgaristan’a özel güzel bir mimarisi de var. Şu an hamam olarak faaliyet göstermese de hamam olarak kullanılmak istenirse kullanılabilir. Çeşmesinden 35-50 derece arasında şifalı su çıkmaktadır. Su içilebilmektedir. Geçmişte bu suyun birçok hastalığa iyi geldiğini ve birçok kişinin iyileştiğini belirtiyorlar.

SOFYA MOZOLESİ (GEORGİ DİMİTROV MOZOLESİ) 

Komünist Partisinin Koruyucusu Georgi Dimitrov öldükten sonra mozolesi yapıldı. Mozolesi yapıldıktan sonra mumyası içeride yatıyordu. 1947’den sonra mumyası Rusya’da hazırlandı, trenle Sofya’ya getirildi ve sergilendi. Binası 7 günde yapıldı. (kendisi Moskova’dan Bulgaristan’ı yöneten adam) 2000 yılında mozole devlet tarafından yıkıldı. 7 günde yapılan bina 9 günde yıkıldı ve mumya toprağa gömüldü. Eski liderin mumyasını görmek için turlar düzenlenirdi.

ATATÜRK’ÜN EN SEVDİĞİ BULGARİA RESTORANI 

Atatürk’ün En Sevdiği Restoran imiş.  Bulgarian Restoran diye burada güzel bir kafeterya vardı, şimdi kapalı ve kullanım dışı. Türkiye’den gelen turistlerle burada mola veriliyordu. Türkiye açısından da çok önemli bir nokta. Çünkü Mustafa Kemal (O zaman Atatürk soyadını almamıştı) Bulgaristan Sofya’da Askeri Ateşeydi. 1913’te bir kaç ay boyunca ateşelik yapmış, ateşelik yaparken en sevdiği kafeterya ve lokanta Bulgaria Restoranmış. Rakısını da burada içermiş. Ama birkaç yıldır kapalı ve kullanım dışıdır.

AZİZ NİKOLAS RUS KİLİSESİ

Sofya’nın merkezinde, Rakovska ve Tsar Osvoboditel caddelerinin kesiştiği noktada bulunmaktadır. Şehirdeki en dikkat çekici binalardan biri olan kilise, 1907-1914 yılları arasında, Rus Büyükelçiliğinin girişimi ve Rus Mimar M. Preobrazhensky’nin projesi ile inşa edilmiştir. Aziz Nikolas Kilisesi aynı zamanda Sveti Nikolay Mirlikiyski adıyla da bilinmektedir.Sofya merkezde; Başbakanlık, Başbakanlığa ait olan en eski AVM (TSUM AVM), Cumhurbaşkanlık Binası, Cumhurbaşkanlığının önünde yer alan Gardiyanlar, Parlamento Binası (eskiden Komünist Partisinin merkeziydi), Sofya’nın en eski binası Aya Yorgi Kilisesi, Arkeoloji Müzesi (eskiden en eski camii), Merkez Bankası ve Aya Nikola Heykeli (Bankacıların Kurucusu) ve Sofya Beylerbeyi Konağı, Bulgaristan Çarı Binası’nı da görebilirsiniz.

ÇAR SARAYI: SOFYA'NIN ULUSAL SANAT GALERİSİ

Sofya’nın en büyük ve en güzel sarayıdır. Eskiden Beylerbeyi’nin Konağı imiş. Sonrasında Bulgaristan bağımsızlığını kazandıktan sonra burası Prens’in Sarayı olmuş. Sonrasında ise Çar Sarayı olarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde ise Ulusal Sanat Galerisi olarak misafirlerini ağırlıyor.

MERKEZİ ORDU EVİ (ATATÜRK’ÜN DİMİTRİ AŞKI)

İçinde Balo Salonları var Kışla değil, Konserler yapılıyor, Biletle giriş yapılmaktadır.

ATATÜRK’ÜN İLK AŞKI

İkinci Balkan Savaşı’nın ardından 29 Eylül 1913 tarihinde Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan İstanbul Barış Anlaşması’ndan sonra Sofya Elçiliğine Ali Fethi (Okyar), Sofya Askerî Ataşeliğine de 27 Ekim 1913 tarihinde Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) atanmış. Mustafa Kemal, 20 Kasım 1913’te Sofya’ya gelmiş, bir süre Bulgarya Oteli’nde, ardından Splendide Oteli’nde kaldıktan sonra Ferdinand Bulvarı’nda Bulgar Parlamento Binası yakınında iki katlı bir ev kiralamış ve Sofya’dan ayrılana kadar burayı ikametgâh olarak kullanmış. Sofya’da on beş ay kadar görev yapan Mustafa Kemal, bu süre içinde Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerinin askerî ve siyasî durumlarını, ordularının eğitim, silah ve kuvvet durumu ile harp yeteneklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Mustafa Kemal ataşelik görevi gereği Bulgaristan’ın Filibe, Pilevne, Tırnova, Gabrova, Şumnu, Varna, Kızanlık, Köstendil, Niğbolu ve Vidin şehirlerini ziyaret etmiş. Atatürk'ün 1913 yılında askeri ataşe olarak gittiği Bulgaristan'da âşık olduğu general kızı Dimitrina Kovaçeva’yı çok sevdiği evlenmek istediği söyleniyor. Atatürk Dimitrina Kovaçeva’dan 11 yaş büyüktü. Çok sevdiği kızı baba General Kovaçev’den Dimitrina’yı istemesine rağmen olur alamadı. General Kovaçev Mustafa Kemal’e “kızımı eşi ile babası arasında bırakamam, bir gün savaş çıkarsa birimizden biri ölürse kızım buna dayanamaz” dedi. General Kovaçev, Dimitrina’yı Mustafa Kemal’den ayırdı. 

ALEXANDER NEVSKİ KATEDRALİ

Sofya’nın simgelerinden biri olup, Ortodoks kilisesi olarak hizmet vermektedir. Neo-Bizans mimarisinin güzelliğini ilk gün ki gibi yansıtan katedral dünyanın en büyük Ortodoks kiliselerinden biri olarak da nam salmıştır. İçerisinde yaklaşık 10 bin kişiyi aynı anda bulundurabilen kilise balkanlar da bulunan en büyük ikinci katedral olma özelliğine sahip. Bu Katedral, Bulgaristan’ın bağımsızlığını kazandığı Rus-Osmanlı Savaşı’nda ölen 200.000’e yakın Slav kökenli asker anısına inşa edilmiş. Tamamlanması 1912’yi bulan katedral, Neo-Bizans mimarisi ve altın kaplama kubbesi ile göz kamaştırıyor.

AYASOFYA KİLİSESİ

Ayasofya veya Azize Sofya Kilisesi, Bulgaristan başkenti Sofya'da bulunan dinî yapılardan biridir. Sofya'nın ismi şehirde bulunan bu kiliseden gelir. Kilise olarak kurulup sonradan camiye dönüştürülen bu yapı, şehrin en eski yapılarından biridir.

SOFYA ŞEHİR BAHÇESİ

Ulusal Sanat Galerisi’ne giden caddenin diğer tarafında yer alan, rahatça bulunabilecek bir konumdadır. 

Ayrıca bahçenin civarı; Şehir Galerisi, Ulusal Tiyatro, Bulgaristan Ulusal Bankası ve Deffence Bakanlığı ile çevrilidir. Şehrin sokaklarını gezerken yorulduğunuz anda bir mola verin ve bazen gençlerin satranç oynamak için bir araya geldiği, kafeleri, salıncakları ve güzel çeşmesi ile Sofya Bahçesi’nde dinlenin. Milli Tiyatro önünde bir kadın dansçı heykeli bulunan çeşmeler olduğu için park kolayca tanınabilir olan bu bahçeler sıcak Sofya günlerinden gölgelik alanları sayesinde genellikle yoğun olmaktadır.

AZİZ GEORGE ROTUNDA KİLİSESİ 

Sofya’da inşa edilmiş en eski yapı unvanını taşıyan 400‘ncü yıldan kalma olan Aziz George Rotunda Kilisesi erken Hıristiyanlık dönemine ait Osmanlı döneminde cami olarak kullanılmış yapının arka tarafında, Roma döneminden kalma bir yolun bozulmamış kısmı bulunmaktadır.

24 Mayıs 1957’de Nazım Hikmet’in Varna’da yazdığı şiirden bir bölümle Sofya’ya veda ediyoruz…

“Sofya’ya bir bahar günü girdim, şekerim.

Ihlamur kokuyor doğduğun şehir.

Dünyayı sensiz dolaşıyorum,

böyleymiş kaderim

elden ne gelir…

Sofya’da ağaç duvardan önce, duvardan güzel.

Sofya’da ağaçla insan karışmış birbirine,

he kavak,

nerdeyse odaya girip

kırmızı kilime oturacak…

Sofya şehri, büyük mü?

Şehirler, gülüm, caddeleriyle değil,

anıtını diktiği şairleriyle büyük oluyor,

Sofya büyük bir şehir…”

YAZAR: AYŞULA ÖZGEN İLGAR

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UZAK ŞEHRİN MASALI DİZİ OYUNCULARI

İstanbul Emaar İllüzyon Müzesi

Galataport İstanbul Açıldı